• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C
  • Ampute Futbolun Çocukları Geleceğe Isınıyor
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • Ampute Futbolun Çocukları Geleceğe Isınıyor
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi

Ben değil; Biz olmak!...

Sevim Önay Çavdar

 

Merhaba; yine bir üç aralık öncesi ve yine sorunların dile getirildiği etkinlikler telaşı içindeyiz. Geçtiğimiz bir yıl içinde engellerin kalkması adına neler yaptık. 
 
Bunu bireysel, kurumsal ve devlet bazında değerlendirebiliriz.
Herkes imkanları ölçüsünde birşeyler yapıyor tabii ki ama maalesef yeterli değil.
Bana göre bu "biz" olamamak "ben" olmaktan kaynaklanıyor.
Toplumsal bilinç oluşturmakta yetersiz olduğumuzdan ve gereği kadar emek vermediğimizden kaynaklanıyor. Ben'lik bencilliğini bir kenara bırakıp bizden farklı doğmuş veya çeşitli nedenlerle farklı gelişmiş insanların da insanca yaşamaya hakkı olduğu gerçeğini herkes bilmek zorunda.
Aynı sıkıntıların diğer insanlar tarafından yaşanmayacağı garantisi hiçkimse için yok.
Bu nedenle empati kurmaktan öte bir duygu anlamak zorundayız.
Ve diyoruz ki "engellileri değil de engelsizleri eğitelim" kendimizi, yaşadığımız sıkıntıları ve çözüm noktalarını iyi anlatalım.
Yaşamayan nasıl bilebilir ki doğuştan ayaklarında ki rahatsızlık sebebiyle bir çok ameliyat sonrası özel yapım ayakkabı giyebilen ama özlem duyduğu pembe ayakkabıları giyemeyen bir kız çocuğunun ağlama sesletrini duyabiliyor musunuz? 
Başka bir kardeşimiz çocuk felci hastalığı nedeniyle koltuk değnekleri ile yaşamını sürdürebiliyor. Çimenlerin üzerinde bir saat yürümek benim için bir ömre bedel diyor. 
Kas hastası yaşamını tekerlekli sandalyede sürdüren bir arkadaşımız, dört yaşındaki çocuğu ile mimari engeller nedeniyle parka gidememenin üzüntüsü ile kıvranıyor ve daha sonra mimari engel kalksa bile benim çocuğum bir daha dört yaşında olmayacak ki diyor.
Yapılabilecek en önemli iş herkes için yaşanabilir mekanlar ve çevre oluşturmak. 
Ayağındaki rahatsızlık olan diğer bir arkadaşımız da atasözleri ve deyimlerde engellilere toplumun ayrımcı bakışını gösteren ifadeler rahatsızlık duyuyor.
“Körle yatan şaşı kalkar”, “Kör satıcının kör alıcısı olur”, “Körler sağırlar, birbirini ağırlar”, “Sağır duymaz, uydurur”, “Kör topal gidiyor”, 
“Kör topal birini bulmak”, “Topalla gezen aksama öğrenir”, “Körler memleketinde şaşılar padişah olur”, “Eli ayağı düzgün olsun da” gibi… Bu listeyi uzatmak mümkündür…
 Ayrıca; “Oğlum sakat mısın?”, “Spastik hareketler yapma!”, ” “Kör müsün?”, “Bu işte bir sakatlık var!”, “Özürlü müsün nesin?” gibi hakaret amaçlı kullanılan cümleler de vardır.
Bu arkadaşımız çocukken, bebekleri doğacak kişilerin “Kız ve erkek olsun hiç fark etmez. Eli ayağı düzgün olsun da…” sözünün içini acıttığını.
Bunun halk arasında çok kullanılan ve iyi niyetle söylenmiş bir dilek olduğunu…
Ama bu cümle engelli birinin gözlerinin içine bakarak söylendiğinde, onu ne çok incittiğinin hiç 
düşünülmediğini belirtiyor ve devam ediyor
“Körle yatan şaşı kalkar” sözünü ele alalım. Anlatmak istediği “Değersiz kişilerle dostluk yapan, kötü özellikler kapar” değil midir?
Bu neden bir engelli üzerinden gösterilir?
Bu engellileri niteliksiz, değersiz, işe yaramaz, beceriksiz, asalak, istenmeyen kişiler olarak göstermez mi? Bunun yerine “Üzüm üzüme baka baka kararır" 
desek olmaz mı?
Aynı şekilde evlenecek kişiye kimseyi bulamaması durumunda yarım yamalakta olsa, iyi kötü olsun da “Kör topal birini bul” denir.
Herhangi birileri anlamına gelen “Keli, körü toplamak” engellinin ne kadar küçümsendiğini göstermez mi?
Bunun gibi daha pek çok örnek verebiliriz. Bu dönüşüm çok kolay olmayacaktır. 
Sabırlı ve kararlı olmamız gerekiyor. Ben değil biz olmamız gerekiyor.
Körler sağırlar, birbirini ağırlar denir ama ağırlayamıyor. Biri konuşarak anlaşıyor, diiğeri duyamıyor.İşaret dili ile anlaşıyor ama görmeyen için bunun hiç önemi yok. 
Herkes için yaşanabilir bir Türkiye özlemlerimle;Bir sonraki yazımda sizlerle buluşmak üzere hoşçakalın.
 
Sevim Önay Çavdar
Düşünce öneri istek ve şikayetlerinizi bana yazabilirsiniz
sorunların çözümünde yanınızdayım
 
socavdar@poed.org
0546 255 15 15 
 
Bu yazı toplam 11200 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02