• BIST 99.552
  • Altın 141,429
  • Dolar 3,5186
  • Euro 3,9277
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 14 °C
  • 'Engelli Babası Olmak İki Kat Daha Zor 'SERÇEV'in kurucularından,Hasip YAZAR
  • 'Yılın Babası' Kızına Böbreğini Veren Mustafa Boyraz Oldu
  • Hafele Concept Project ile küçük evlere büyük etki!
  • 'Engelli Babası Olmak İki Kat Daha Zor 'SERÇEV'in kurucularından,Hasip YAZAR
  • 'Yılın Babası' Kızına Böbreğini Veren Mustafa Boyraz Oldu
  • Hafele Concept Project ile küçük evlere büyük etki!

Bahar alerjisine dikkat!

Bahar alerjisine dikkat!
Uzmanlar, alerjik kişilerin sıklıkla bahar ve güz aylarında sorun yaşadığını söyledi.
Özlü, toplumda yaklaşık her üç kişiden birinin alerjik bünyeye sahip olduğunu belirterek, ''Alerjik kişilerin önemli bir kısmında, mevsimsel yakınmalar başlayabilir veya şiddeti artabilir. Sıklıkla bahar ve güz aylarında sorun yaşanmaktadır'' dedi.

Mevsimsel alerjinin en sık rastlanan nedeninin solunan havada bulunan polenler olduğuna dikkat çeken Özlü, ''Havadaki polen yükü, yaşanılan coğrafyaya, iklim koşullarına ve mevsime bağlı olarak değişkenlik gösterir. Ağaç polenleri, genellikle şubat-mart, çim polenleri nisan-temmuz, yabani ot polenleri ise yaz sonu ve sonbaharda ortaya çıkar. Ağaçlandırılmış, çimenli alanlarda, bitkilerin tozlaşma mevsimlerinde, rüzgarlı, lodoslu havalarda polen yükü fazladır'' diye konuştu.

İklim koşullarındaki değişime ikincil olarak havada bulunan ev tozu veya küf mantarı gibi diğer birçok alerjen yükünün de bulunduğunu dile getiren Özlü, bu nedenle her mevsim alerjisinin polene bağlanmaması gerektiğini ifade etti.

Baharla birlikte alerji hastalarında değişik yakınmalar ortaya çıkabileceğini kaydeden Özlü, ''Alerjik nezleli hastaların elleri, sık sık burunlarına gider. Tatlı bir kaşıntı ve bıktıracak şekilde art arda hapşırmalar, devamlı bir nezle hali, burun akıntısı, burun tıkanıklığı görülebilir. Hastaların 'burnumda et var' şeklinde ifade ettikleri polipler oluşabilir. Kişi burundan nefes alamayıp, ağızdan nefes alıp vermeye başlayabilir'' dedi.

Alerjik göz nezlesinde gözlerde sulanma, kızarıklık ve yanma, adeta göz kapakları altında kum varmış şeklinde rahatsızlık hissedileceğine dikkat çeken Özlü, ''Gözde dayanılmaz bir kaşıntı olabilir. Alerjik sinüzitle ilişkili olarak baş ağrısı, yüzde, alın bölgesinde ağırlık ve ağrı, geniz akıntısına bağlı olarak boğazda gıcıklanma, yanma, kaşıntı, devamlı yutkunma ve boğaz temizleme ihtiyacı olabilir. Kişi, boğazındaki balgamı bir türlü koparıp atamamaz'' diye konuştu.

Prof. Dr. Özlü, astımlı hastalarda ise göğüste sıkışma, tıkanma, nefes alıp verirken darlık ve zorlanma, hırıltılı solunum ve inatçı öksürük nöbetleri olduğunu belirterek, ''Gece sabaha karşı uykudan uyandıran, çok rahatsız edici öksürük ve nefes darlığı atakları gelişebilir. Hasta, yürürken, yokuş-merdiven çıkarken zorlanabilir'' dedi.

Alerjik hastalıkların etkin şekilde tedavi edilmemesinin kişiyi bezdireceğini ve yaşam kalitesini düşüreceğini ifade eden Özlü, ''Günümüzde alerjik hastalıkların teşhis ve tedavisiyle ilgili büyük gelişmeler olmuştur. Kişinin alerjik bünyeye sahip olup olmadığı, alerjisinin neyle ilişkili olduğu, alerjik hastalığının olup olmadığı, alerjik hastalığının hangi organda yerleştiği ve ağırlığı kolayca ölçülebilmektedir. Doğru bir teşhis sonrasında, kişinin duyarlı olduğu alerjenleri tanıyıp bunlardan kaçınması, en iyi yaklaşımdır. Bu mümkün olmadığında alerjik reaksiyonları önleyip, kontrol altına alan, şiddeti azaltan, alerjik yakınmaları gideren, yaşam kalitesini düzelten tedaviler uygulanabilir'' şeklinde konuştu.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İnsan Beyninin DNA'sı çözüldü02 Haziran 2007 Cumartesi 16:30
  • Sıcaklarda kalp sağlığına dikkat02 Haziran 2007 Cumartesi 16:26
  • Nargile, sigara kadar tehlikeli29 Mayıs 2007 Salı 22:22
  • Pekmez bebek için mucize29 Mayıs 2007 Salı 19:07
  • Süt vücut direncini arttırıyor28 Mayıs 2007 Pazartesi 22:19
  • Sivilceye karşı birebir28 Mayıs 2007 Pazartesi 22:14
  • Şeker hastalığı gençleri seviyor28 Mayıs 2007 Pazartesi 13:47
  • Kulağınıza dikkat27 Mayıs 2007 Pazar 15:24
  • Şeker gençleri vuruyor..26 Mayıs 2007 Cumartesi 17:50
  • Enginar önemli besin kaynağı26 Mayıs 2007 Cumartesi 14:35
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02