• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

BABALAR GÜNÜ.

aysel oturak

Merhabalar, Geçen sayımda Anneler günü nedeni ile “ANNEMİ” konu alan bir yazı yazmıştım. Ve düşündüm ki, annelerimiz kadar babalarımızı da düşündüğümüzü ve sevdiğimizi belirtmeliyiz.

Biliyoruz ki annelik, biraz da annelik içgüdüsünden kaynaklanıyor, ama Türk toplumunda babalarımız (babalar)da en az anneler kadar çocuklarına düşkün oluyorlar.                                                                                                        Babaların çocuklarına bu kadar düşkün olması Türk aile yapısından, Türklerin aileye ve aile büyüklerine ve küçüklerine verdiği değerden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Sevgi dolu babalarımıza ve annelerimize gereken değeri ve önemi sadece anneler günü ve babalar günü dolayısıyla değil, sürekli göstermemiz gerekir.

 Onların da bir zamanlar bizler gibi olduklarını ve her yaşta, sevgiye ve ilgiye muhtaç olduklarını unutmamalıyız.

Belki de küçüklüğümden di bana, heybetli ve asabi görünüşü ile birlikte ve o kadar da sevecendi ama yinede bir korku doğururdu bende.

Hatırladığım kadarıyla benimde, Babam bir taneydi, çok uzun süre beraber olamadığım yüzünü zor hatırladığım ve kendisinden yoksun kaldığım benimde biricik babam vardı o yanımdayken hiç korkum olmazdı.                                            

Ama şimdi korkuyorum duy, her şey beni korkutuyor, bunca kalabalıkta yapayalnızım sanki nedeni belki de sensizliğim, sığınağımın olmaması, başımı güvenle yaslayamadığım birinin yokluğu…

Şimdi düşünüyorum da, bazen nedensiz ve sebepsiz zaman, zaman kızıyorum babam neden bıraktın bizi yolun başında! Çünkü daha en başında hayatın, bizi bırakıp gidişine,  neden bizi yarı yolda bıraktı neden gittin diye, o hayatımızı allak, bullak eden yola daha sen bizim eksiklerimizi tamamlayacaktın hani sevgi eksiğimizi- baba eksiğimizi evimizin direği çatısı olmalıydın neden, neden gittin bilinmezliklere bizi bırakıp diyerek.

Kocaman bir on sekiz (18) sene geçti değil mi? babasız, sevgisiz, babalar günü olmayan tam 18 sene geçti, biliyor musun? Babacığım sen bizi kimseyi kıskanmayacak, keşke, keşke dedirtmeyecek kadar iyi bir çocukluğu yaşattın bize, ama her şeyi neden yarım bırakıp gittin o bilinmezlere.

Sana sözümüzü tutamadık Kıskandık, özlem çektik, yokluğun çok zor geldi! Bazen başkalarını senin yerine görmek istedik ama olmadı be babacığım, senin sevgin kimsede yoktu, olamazdı!

Ama ne oldu biliyor musun? Biz kıskanç, özlem dolu olarak büyüdük senden sonra eksiklerimiz o kadar çoktu ki, ama en zoru senden ayrı kalmayı ne olursa olsun gelmeyeceğini kabullenmek – sensizliğe alışmak oldu… Seninleymişim gibi seni seviyorum sana saygılıyım.

Ama eskisi kadar ağlamıyorum artık merak etme. Sensizliğimi resimlerinle – anılarımızla bastırıyorum,  yokluğunun üstüne bütün gücümle. Bugün yeni bir gün demeye çalışıyorum. Ama yinede içimde bir burukluk var.

 Babası ile gezenleri gördükçe. Bende seninle olmak kolumu omzuna atıp dolaşmak istiyorum. İşe benim aslan gibi dağ gibi babam demek istiyorum… Geceleri korkusuzca uyumak, sana sırtımı güvenle dayamak istiyorum.

Belki zamansız ağlamalarımın sebebisin uzaklara dalıp gitmelerimin ama büyüdüm artık. Ben babamı isterim diyemiyorum, bunun benimde hakkım olduğunu anlatamıyorum…

Annenin yeri biz de ne kadar farklı olsa da “baba” sözcüğü çok daha farklı ve anlamlı gelir. Hep ulaşılamayan yıkılmaz ve bizim için dünyayı yıkabilecek görünümde olan babalarımızın içinde bir anne masumluğu olduğunu biliriz aslında.  

Babamın ve diğer tüm ben bir babayım kavramını bilen bütün Babaların BABALAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.

Mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sevgisini her zaman üzerinde hissettiğim,
Dün de, bugün de, yarın da hep yüreğim kadar yakınımda olan babacığım; Seni bu Babalar gününde rahmetle anıyorum makamın cennet olsun
SENİ ÇOK SEVİYORUM!

                                                                                         Aysel oturak

 

Bu yazı toplam 8098 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02