AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI

ENGELLİ HASTALARDA AĞIZ DİŞ SAĞLIĞININ KORUNMASI VE TEDAVİ

Bir topluluğun gelişmişliği engellilerine verdiği değerle ölçülür düşüncesinde hareketle, bu bireylerin genel sosyal sorunları giderilmeye çalışılırken, çoğu zaman ağız diş sağlığı konusu ihmal edilmektedir.

 

Engellilik; doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş, yaşamın gerekleri olan normal insanın kolayca yapabildiği, temel günlük aktivitelerinin yerine getirilmemesi olarak tanımlanmaktadır.

 

Dünya nüfusunun önemli bir oranını özürlü veya engellilerin oluşturduğu günümüzde, zihinsel, fiziksel yada duygusal özürleri sonucu engelli insan sayısının Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre;

Gelişmiş ülkelerde %10, gelişmekte olan ülkelerde %13 olduğu, bu sayının dünya  nüfusunun %10"u olabileceği tahmin edilmektedir. UNESCO tararından yapılan araştırmalara göre Türkiye nüfusunun %10"unun engelli olduğu düşünülmektedir. Her  7-8 aileden birinden özürlü birey bulunmaktadır.

 

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de halen engelliler birçok  sosyal ve sağlık  sorunları  yaşamaktadır. Özellikle ağız ve diş sağlığı konusunda yaşanan sıkıntılar bu sorunlarının başında gelmektedir. Yapılan araştırmalar, engellilerde ağız-diş sağlığı sorunlarının görülme sıklığı, normal bireylerden oldukça yüksek olduğunu göstermektedir.

 

Engelli veya mental retardasyonlu bireylerin, kendi başlarına ağız bakımlarını yapamamaları ve bu konuda başkalarına bağımlı olmaları, sürekli kullandıkları ilaçlar, özel diyetlerle beslenmeleri yada günlük ağız bakımının yetersizliği nedeniyle sağlıklı kişilere göre daha kötü bir ağız hijyenine sahiptirler. Kötü ağız hijyeni ve bunun sonucunda çürük oluşumu, diş etlerinde kanama, kötü ağız kokusu bu tip hastalarda sıklıkla karşılaşırlar. Bu hastaların birçoğuna kardiyolojik yada nefrolojik problemler de  eşlik eder.Bu durumlarda diş ve diş eti hastalıklarının önemi daha  da artmaktadır. Dişlerden kaynaklanan apse  ve enfeksiyonların  kalp, böbrek gibi organlara zarar vermemesi için enfeksiyon odakları oluşturan çürük dişlerin ve diş eti hastalıklarının tedavisinin  yapılması gerekir.

 

Ancak, engelli bireylerin diş tedavilerinin nerede yapılacağı veya tedavi yapan  kurum ve kuruluşlara ulaşma konusundaki engeller, maddi kaygılar ve temel hastalıklarının  ön planda olması gibi nedenlerle  bu hastaların diş tedavileri çoğu zaman ihmal edilmektedir. Ebeveynler genellikle dişsel  sorunlar  klinik bulgu  verdikten sonra tedavi  arayışına girmektedirler. Geç kalındığı içinde, çoğu zaman dişlerin kurtarılmasına  yönelik tedaviler sonuç vermemektedir. Kemikte ciddi erimelere neden olmuş dişeti hastalıklarında veya aşırı madde kaybı oluşturmuş diş çürüklerinde, dişlerin çekimi zorunlu hale gelmektedir. Bu nedenle maalesef engelli bireyler, erken dönemde dişlerini kaybetmektedirler. Doğal olarak ta bu hastalar, erken dönemde dişlerini kaybetmeleri, konuşma, beslenme ve estetik gibi sorunlar yaşamaktadırlar. Bu durum ise mevcut genel sağlık ve sosyal sorunları daha ağırlaştırmaktadır.

 

Bu hastaların diş tedaviler, fiziksel yada zihinsel uyum yetersizliği nedeniyle, hem hasta hem de hekim yönüyle çeşitli zorluklar içermektedir. Bu zorluklar, hasta tipine göre değişmekle birlikte bir kısım uyum sağlayabilen hastaların tedavileri lokal anestezi  altında yada sedasyon desteği ile yapılabilirken, ağır zihinsel yada fiziksel engellilerin tedavilerini lokal anesteziyle yapmak mümkün olmamaktadır. Lokal anestezi ile diş tedavilerinin yapılmadığı durumlarda genel anestezi ile bu tedavilerin yapılması zorunlu hale gelmektedir. Genel anestezi altında, diş dolguları, tedavisi mümkün olmayan dişlerin çekimi, varsa dişeti problemlerinin tedavisi aynı seansta yapılır.

 

Ülkemizdeki engelli sayısına oranla bu hizmeti verecek donamıma sahip  resmi hastane sayısı oldukça azdır. Ekonomik durumları iyi olan hastalar özel hastanelerde bu hizmeti alırken, ekonomik olanakları yetersiz olanlar (büyük bir çoğunluğu oluşturmakta) çeşitli zorluklar yaşamaktadır. T.C.Sağlık Bakanlığına bağlı Hastanemiz bu olanaklara sahip nadir hastanelerden bir tanesidir. 10.000. metrekare üzerine kurulmuş hastanemizde, 150 diş hekimi, 50 hemşire ve  400 personel görev yapmaktadır. Hastanemizin Ağız-Diş-Çene cerrahisi kliniği bünyesinde 2 A sınıf Genel Ameliyathane, 25 yataklı servis ve 10 adet lokal ameliyathane bulunmaktadır. Bu klinik bünyesinde, Ağız - Diş - Çene Cerrahisi ile ilgili her türlü ameliyatların yapılmasının yanında günde 6-10 engelli hastamıza da genel anestezi altında ağız diş sağlığına yönelik her türlü tedavi hizmeti verilmektedir. 2005 yılında hizmete giren Ağız - Diş - Çene Cerrahisi Kliniği"nde bugüne kadar yaklaşık 3000 hastaya genel anestezi altında tedavi hizmeti verilmiştir. Emsallerine nazaran ciddi hasta potansiyeline sahip hastanemize Türkiye"nin her yöresinden engelli hasta başvurmaktadır. Hastanemize başvuran engelli hastalarımız öncelikle yataklı servisimizde takip edildikten sonra taburcu edilirler. Bunun yanında çeşitli sistemik  hastalıkları nedeniyle diş tedavileri sonrası yoğun bakım gerektirecek olan mental retarde veya fiziksel özürlü hastaların tedavilerini ise yoğun bakım koşullarının mevcut olduğu Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi"nde yapmaktayız.

 

Hastanemizin Ağız- Diş- Çene Cerrahisi Kliği"nde mental ve fiziksel engelli hastaların tedavilerinin yanında, ağız, diş, çenelerle ilgili (çenelerin şekil bozuklukları, çene kırıkları, çenelerin tümör ve kistleri, çene eklemi ile ilgili rahatsızlıkları, diş implantları, gömük dişlerin çekimi, vs) her türlü cerrahi işlem gerektiren tedaviler de yapılmaktadır.

 

Engelli hastalar, kendi kendine ağız bakımlarını yapamadıklarından, yapılan tedavilerden belli dönem sonra yeni diş çürüklerin ve dişeti hastalıkların  oluştuğunu görmekteyiz. Bu nedenle hastalarımız 6 aylık periyotlarla kontrole çağrılır, eğer yeni çürükler  ve dişeti hastalıkları saptanırsa tekrar tedaviye alınır. Yapılan tedavilerin kalıcılığı, etkili ve bilinçli yapılan ağız bakımları ile mümkündür. Bu konuda hastaların ebeveynlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Hastaların günlük ağız ve diş bakımları, aileleri yada bakıcıları tarafından ve özel bir çaba gösterilmelidir. Günde en az iki defa dişlerin fırçalanması. Özel gargaralarla ağız bakımlarının yapılması gerekmektedir. Eğer hasta günlük bakıma müsaade ediyorsa ağız temizliği  düzenli olarak yapılmalıdır. Bakıma izin vermiyorsa parmak üzerine takılan aparatlarla hasta uyurken diş temizliği yapılmalıdır. Bu tip parmak üzerine takılan fırçaları eczanelerden  temin edinebilirler. Hareket kısıtlığı olan ancak ellerini kullanabilen hastalar için elektrikli diş fırçaları büyük bir konfor sağlar.

 

Sonuç Olarak ;Sağlıklı diş ve diş etlerine sahip olma, rahat çiğneme ve net anlaşılır konuşma ancak iyi bir ağız yapısıyla sağlanabilir. Bu da iyi bilinçli yapılan bir ağız ve diş  bakımı ve zamanında yapılan tedavilerle mümkündür. Engellilerin de sağlıklı bir ağız diş yapısına sahip olmaları en doğal hakları olması yanında, sağlıklı bir ağız diş yapısına sahip olma bu bireylerin hayat kalitelerini ve kendine olan güvenini artırır. Engellilerin aileleri ve biz sağlıkçılar olarak bunun sorumluluğunu taşımalıyız. Unutmayalım ki, bedensel veya zihinsel  engelli olmak bir kayıp olmak değildir; asıl kayıp, bu insanlara karşı duyarsızlık ve bakış açısının darlığıdır ki, bu çok daha ciddi bir özürlülük durumudur.

 

 

Prof. Dr. Nedim ÖZER

Ağız-Diş -Çene Cerrahı

Yazar: Prof. Dr. Nedim ÖZER
http://www.ozurlulergazetesi.com/ sitesinden 24.07.2014 tarihinde yazdırılmıştır.