• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

ARAÇLAR AMAÇ OLURSA...

Metin Şekerci
ALLAH'ın selamı üzerinize olsun...

Değerli okurlarım, kendiminde özürlü olması hasebiyle zaman zaman özürlü arkadaşlarla toplanır hem muhabbet hem de sorunlarımıza nasıl çözüm bulabilir diye konuşur ve tartışırız. Muhabbetimiz koyulaştıkça herkes kendince yaşadığı zorlukları anlatır, bir nevi dertlerimizi paylaşırız. İşte o muhabbet sırasında engelli bir bayan arkadaşımızın anlattıklarını dinledikten sonra toplumdaki hassasiyet duygularının yok olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Kainatın var olmasın da ki tek amaç insandır. Diğer unsurların hepsi birer araçtır. Ama bizler asıl amaç olan insana değer vereceğimiz yerde, araç olan paraya ve lükse önem veriyoruz. Bundan dolayıdır ki eşrefi mahlukat (şerefli mahluk) olan insanı unutuyoruz, bu insan bir de özürlü ise hepten uzaklaşıyoruz. Yarın ne olacağımızı nelerle karşılacağımızı
ALLAH'tan başka bilen olmaz, o halde daha duyarlı daha insancıl ve sesevecen olmak için gayret göstermemiz gerekiyor.

Yukarıda bahsettiğim, özürlü arkadaşımızın yaşı 27 çok sıcak kanlı ve hayat dolu bir insan olan bu arkadışımızı yaşam mücadelesinde yanlız bırakan toplum, o kardeşimi yaşamdan soyutlamak için herşeyi yaptı. 27 yıldır çile ve ıstırap dolu günler yaşadığını, hayatı boyunca bir kerecik olsun gülmediğini. Ne bir dostu ne de bir arkadaşının olmadığını anlatırken gözyaşlarını tutamıyordu. Anladığım kadarı ile çektiklerini yıllarca içine atmış sadece duvarlara anlatmış hiç kimseyle paylaşmamış, ilk defa anlatır gibiydi, zaman zaman gözleri uzaklara dalıp gidiyordu. İç dünyasında nelerle savaştığını bilemiyordukm ama insanlara karşı o kadar nefret doluydu ki, yumruklarını sıkıyor dişlerini gıcırdatıyordu.

İnsanların ondan uzak durması hayvanlara gösterdikleri değerin birazını olsun ona göstermemeleri genç kızımızı o kadar çok üzüyordu ki bu cümleler dudaklarından dökülürken hıçkırıklar boğazında düğümleniyordu. Ve o genç kız yaşadıklarını ağlayarak anlatmaya devam ederken bende bu hazin olayı dinlerken hayat mücadelesinin ve hırsın insanda bulunan merhamet olgusunu yitirdiğini düşünmeye başlamıştım. Okuyunda görün, Evim yok diye üzülenler, arabam yok diye dertlenenler, koltuk takımım eskidi yenisini alamadım diyenler vs. Bunlara üzülürken özürlü insanlarımıza sahip çıkamadığınız ve onlara gereken ilgiyi gösteremediğinizden dolayı da kendinizi sorgulayamıyorsanız, o halde sorun toplumun ta kendisidir. İşte o genç kızımızın anlattıkları;




-BİR GENÇ KIZIN FERYADI-

-Hayatım roman diyeceğim ama roman olacak bir hayatım olmadı ki, evde hapis hayatı yaşadım güneşi pencereden görürdüm.

-Benim de yaşamak istemem çok mu? Benim böyle bir hakkım yokmu? Okuyamadığım için kanunlardan heberim yok.

-İnsanlar beni niye ilginç buluyor? Bunu anlayamıyorum

-Hiç kimseye bir kötülüğüm olmadı ki? Çünkü benim hiç kimsem olmadı ki.

-Benim hayallerim benim umutlarım benim isteklerim yok. Olamaz da...

-Ben hiç gülmedim. Bana ağlamak bile yasak iken gülemezdim. Cesaretim olsa hayatıma bile son vereceğim. Hiç düşünmeden son vereceğim. Zaten hiç yaşamıyorum ki.

-Ne okulda ne işte ne evde hiç ama hiç kimsem yok. Çevremde beni düşünen benimle bırakın arkadaş olmayı bir vesileyle yanına gittiğimde yanımdan uzaklaşmayan bir tek kişi bile olmadı. Hemen herkes bir bahane ile yanımdan uzaklaşıveriyor.

-Sonra arkalarından bakıyorum dolu dolu gözlerle. Allahım neden kimse benimle birazcık olsun ilgilenmiyor? Neden herkes beni görür görmez yanımdan uzaklaşıyor?

-Suçum açıkça ortada. Ben bir özürlüyüm. Onun için de hiçbir şeye hakkım yok. Şu koskoca alemde nefes alabilmek bile bana bir lütuf. Ben hayal de kuramam.

-Çünkü bir hiçim. Hiçbir şey isteyemem hiçbir şey dileyemem.

-Ben intihar bile edemem. Çünkü zaten yaşamıyorum.

- Ey insanlar. Övünün yaptıklarınızla işte. Sevinin "Bir yürek daha öldürdük" diye. Bayram edin beni canlı canlı hayata gömdünüz diye...

-Sevinin benim gibi birini yaşayan ölü yaptığınız için o koskoca dünya size kaldı. Sizler artık gülebilir eğlence merkezlerinde sabahlara kadar çılgınlar gibi doyasıya eğlenebilirsiniz."

İnsanı yaşarken hayattan bezdiren tek şey yalnızlık ve sevgisizlik.
Bu yazıyı okuduktan sonra kendizi hala değiştiremediyseniz, ilgisiz ve duyarsızlığa devam ediyorsanız o zaman lütfen bir psikoloğa gidiniz.

Bu genç kızı bu isyan noktasına getiren, onun özürlü olması değil toplumun vurdumduymazlıdır. Esas özürlü o kızımız değil ona sevgiyi ve ilgiyi çok gören onu dışlayan zihniyettir.

METİN ŞEKERCİ
Özürlüler Gazetesi
İç Anadolu Bölge Temsilcisi
gazetecimetingm@hotmail.com


Bu yazı toplam 2307 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02