• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C
  • Ampute Futbolun Çocukları Geleceğe Isınıyor
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • Ampute Futbolun Çocukları Geleceğe Isınıyor
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi

Ah Keşkeler Olmasın

Filiz Köseoğlu

Harika bir Pazar sabahı…

Babam kahvaltıya çağırdı, yok kalkmayacağım bugün biraz tembellik yapacağım dedim.

Aradan yarım saat geçmeden, kuzenim aradı hava çok güzel İstanbul kazan biz kepçe dolaşalım dedi.

Tembellik yapmak isteyen ben hemen kalktım, bizimkilerin yanına gittim a siz bitirdiniz mi kahvaltıyı dedim.

Babam hani sen kahvaltı yapmayacaktın ne oldu, yine bir planın var hadi söyle dedi.

Mine aradı, İstanbul kazan biz kepçe dolaşalım dedi onun için kalktım.

Annem kahvaltımı hazırlayana kadar gazetelere göz attım, büyük bir sürpriz yaparak kuzenim Mert geldi.

Mine’yi aradık oda geldi, 4 kuzen harika bir Pazar sabahı geçirdik valla.

Şöyle bir baktım da tam özlediğim tablo çocukluğumuz da olduğu gibi, ama hepimiz koca,koca bebekler olmuştuk.

Sanki yine hep beraber oyunlar oynuyorduk, yine yaramazlık yapıyorduk.

Ama bir fark vardı hiç birimiz çocuk değildik, büyüklerimiz bizi gelip azarlamayacaktı.

Keşke dedim, keşke o günler geri gelse, keşke yine çocuk olabilsek.

Ailenin en küçüğü olduğu için mine ile çok uğraşırlar, Mert ve Oğuzhan takılıyorlardı ona.

Sonra biz ailenin 2 kızı süslenip hazırlandık, Oğuzhan süslüler hazırlandılar dedi.

Öğlene doğru çıktık evden, başladık boğaz turuna…

İşte hayat bu, o gün ne dert ne tasa umurum da değildi dünya…

Biz koca bebekler dondurmalarımızı da aldık, mis gibi boğaz havasını içimize çektik.

Gezimize kanyon da devam ettik, her gidişim de bir kez daha tutuluyorum kanyona, tek kelimeyle çok harika.

Karnımız acıktığın da ne yiyelim diye düşündük bir süre, sonra suşi yemeğe karar verdik.

Çok şık ve sıcak bir mekan ( CHINESE IN TOWN/ SUSHİ CO ) yemeğimizi yedik biraz sohbet zaman geçmişti.

O gün hiçbir şey yoktu beynimde, ne acılarım ne gelecek korkum.

O gün kendimi özürlü gibi hissetmiyordum tekerlekli sandalye ayaklarımdı, bazı günler üzülsem de acı çeksem de, artık özürlüyüm diye biliyorum.

Ve galiba o zamandan beri kalbim çok fazla acımıyor, bazen küçük bir çocuk gibi hissediyorum kendimi…

Koşmak oynamak istiyorum, şımarık cıvıl,cıvıl bir kız olmak istiyorum.

Sonra hatırlıyorum hiçbir zaman çocuk olamadığımı, ben büyük olmak için aratılmışım.

Rabbim böyle sınıyor demek ki.

Yine de şükürler olsun yaratana, şükürler olsun ki bana hayatı her şeye rağmen sevmeyi nasip etti.

Şükürler olsun ki siz değerli okurlarımızın beni tanımalarını, yazılarımın değer görmelerini sağladı.

 

Yapmak istediklerinizi olanaklar el verdiği şekilde yapın, insanlar ne düşünür diye düşünmeyin.

Önemli olan sizin düşünceniz, ilk önce siz kendiniz hakkında güzel şeyler düşünün diğerlerini boş verin.

Hayatınızdaki keşkeleri azaltın, hayata pozitif bakın.

Hayata pozitif bakarsanız çok daha mutlu ve huzurlu olun.

Bu yazı toplam 355 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02