• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Ağır Engelli Deyil, Desteğe İhtiyaç Duyar.

Burhan Gümrükçü

Yapacağımız bazı işlerimizde veya verilmiş olan haklarımızı kullanabilmemiz için konuyyla ilgili istenen resmi bir belgeye sahip olmamız gerekir. Bu ülkemizde olduğu gibi dünyanın her ülkesindede böyledir.

Elbette böylede olmak zorundadır. Aksi taktirde sistem karmaşık bir hal alır, keyfiyetler ortaya çıkar, hak sahipleri arasında denge sağlanamaz vesselam. 

Düşünsenize diploma gibi tahsil ve uzmanlık alanını belgeleyen bir belge mecburiyeti olmasaydı isteyen herkez tabiplik yapsaydı halimiz nice olurdu?. Benim tavsiyem boşverin hiç düşünmeyin, ben size üzerinde düşünmemiz gerek bir konudan sözedeyim iyisimi. 


Evet yukarıda bazı belgelere sahip olmamız gerektiğini söyledim.

Bu belgelerden bir taneside biz engellilerin, engelli olduğumuzu, yüzde kaç oranında engelli oldğumuzu, buna göre hangi haklardan ne kadar yararlanacağımızı belirlemek için almak zorunda olduğumuz "Engelli sağlık kurulu raporu" dur. Bu rapor adeta bizim için hayati bir öneme sahiptir. Zira hemen her işimizde bu raporu ibraz etmek durumundayız.

Okula giderken, sınavlara girerken, şehir için veya şehirlerarası seyyehat hakkından yararlanmak, engelli maaşı, su indirimi, emlak vergisi, ö t v muhafiyeti, evde bakım maaşı vesaire vesaire gibi... 


Bu raporu hangi kriterlere göre hazırlanacağıda, "engellilik ölçütünün belirlenmesi ve engellilere verilecek sağlık kurulu raporu hakkında yönetmelik" ile belirlenir. Yönetmeliğe göre engellilik oranı, engel grubu, engel derecesinin yanısıra raporda birde "ağır engelli" olup olmadığıda belirtilmesi istenmektedir.

Raporda yer alan bu bilgilerin her birinin yerine göre ayrı ayrı veya birlikte önemi vardır. Çünki yararlanacağı haklar bu verilere göre belirlenir, zira %90 oranında engelli olan bir kişiyle %90 + ağır engelli olan kişi arasında yararlanacakları haklar bakımından fark vardır. Mesela birisinin ailesi "evde bakım" maaşı almaya hak kazanırken diğerininbu hakkı yoktur.

Bu farklılık üzerindede konuşmak gerekir belki ama biz burada %90 + ağır engelli raporuna sahip olup yaşanan bir farklılığa dikkat çekmeye çalışacağız. 


Total bir görme engelli yani hiç görmeyen birisi engelli sağlık kurulu raporu aldığında engel oranı %90 ve artı "ağır engelli" olarak bu raporu alabiliyor.

Bu rapora görede "evde bakım maaşı" için raporu şartlara uygun oluyor. Gel görki bir çok bu durumdaki görme engelli kardeşimiz tüm şartları sözkonusu maaş için uygun olmasına rağmen yetkili komisyonun incelemeleri sonucu bu maaş bağlanmıyor.

Gerekcede; total görme engelli olmasına rağmen günlük yaşam aktivite ve ihtiyaçlarının çoğunu birbaşkasının yardımı olmaksızın yapıyor olması gösteriliyor. Burada şunuda açıklayalım "ağır engelli" günlük yaşam aktivitelerini ve ihtiyaçlarını bir başkasının yardımı olmaksızın yerine getiremiyen kişi olarak tanımlanıyor.

 
Evet hiç görmeyen bir görme engelli günlük yaşam aktivitelerini ve ihtiyaçlarının bir kısmını bir başkasının yardımı olmadan yerine getirebiliyor, fakat bu birazda kişisel beceriyede bağlı. Her nekadar hiç görmeyenlerde durum böyle isede yinede gerek ev içi gereksede ev dışı yaşamlarında mutlaka bir başkasının yardımına ihtiyaçları vardır.

Kıyyafet seçiminde uyumluluk, kıyafet temizliği, görsellilik gerektiren teknik veya teknolojik basit aksaklıklar, hijyen konusundaki ince detaylar, yiyecek hazırlama, aydınlatmanın yanıp yanmadığı, evde atlatılabilinecek rahatsızlıklarda ilaç kullanımı, özbakım ihtiyaçları ve daha niceleri gibi... Elbette bunların içerisinde bazılarını özel beceri geliştirip çözebilen görme engelli arkadaşlarımız vardır tabiki fakat bu genelinin özel beceri geliştirmiş olduğunu yansıtmaz.

Ev içinde ortama alışmış olduğunuzdan dolayı rahatlıkla hareket ediyor , dışarıda beyaz baston yardımı ile bağımsız hareket edebiliyor olabilirsiniz ama gerçek olan bir şey varki sonuçta siz göremiyor ve mutlaka bir başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunuz işler var ve o yardımı almadan o işi yapamıyorsunuz/yapamazsınız. Bu durum diğer engelliler gruplarındada geçerlidir. Böyle bir gerçek ortada var.

Yasaya göre başkasının yardımına ihtiyaç duyan engelli engellilik oranıda yüksek ise "ağır engelli" kabul ediliyorsa, bu durumda olan engelli diğer şartlarıda uyuyorsa evdebakım maaşı desteğine hak kazanıyor demektir.

Peki yukarıdada biraz temas etmeye çalıştığımız konuları gözardı ederek yapabildiklerinden yola çıkarak engelli bir kişinin sözkonusu mali destek almasını ret etmek açıkca hak mahrumiyeti ve haksızlık deyilmidir?. 


Bu konuya ve yaşanan hak mahrumiyetine bir çözüm getirilmelidir. Zira kanunla düzenlenmiş bir hak uygulamada kısmi uygulanamaz. 


Bir gerçeğide tabiki söylemeliyiz, oda şudur; Kanun uygulayıcı merci yetkililerinin görme engellilerin bu evde bakım maaşı adı altındaki desteğine olumsuz yönde karar vermelerine gösterdikleri gerekce tam olmasa bile kısmi doğrudur.

Çünki görme engelliler "ağır engelli" tanımında kast edilen kadar ağır engelli deyildirler, ancak yuukarıda bahsettiğimiz bazı durumlardan dolayıda bir başkasının yardımına ihtiyaçları vardır. O zaman bu sorunu nasıl çözümlemeliyiz? 


Aslında yönetmelikte yapılacak küçük bir değişiklikle çok rahatlıkla çözülebilir. Yapılacak değişiklikle engelli sağlık kurulu raporuna "ağır engelli" ibaresinin yanısıra birde "yardıma ihtiyaç duyar ibaresi eklenir ve hiç görmeyen veya eşdeğer oranda başka engel grubunda olanların raporlarında bu kısmı "evet" olarak işaretlersiniz ve bakım maaşı hakkından yararlanma şartlarınıda buna göre düzenler, ağır engelliye verilen mali desteğin daha az bir oranında desteğide bu şekilde olan engellilere sağlarsınız. Böylece hem hak maduriyeti ortadan kalkmış olur hemde aradaki adaletsizlikde düzeltğilmiş olur.


Burhan GÜMRÜKÇÜ

Bu yazı toplam 3031 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02